Bir ilişkinin başlangıç dönemlerinde, çiftler enerjilerinin ve zamanlarının büyük bir kısmını birbirlerine ayırırlar. Sevgi, ilgi ve yakınlık daha görünürdür. Hediye vermek ve almak gibi somut sevgi ifadeleri, sıkça söylenen sevgi sözcükleri ve sürekli iletişim bu dönemin belirgin özellikleridir. Bu yoğunluk içinde, birlikte olmadıkları zamanlarda bile neredeyse her gün arayarak ya da mesajlaşarak ilişkisel bağlarını sürdürürler.
Zamanla ilişkinin bu ilk ve yoğun evresi geride kalır ve daha sakin, gündelik yaşama entegre olmuş bir dönem başlar. İdeal koşullarda bu aşamada çiftler, ilişkilerine önem vermeye devam ederken zaman zaman baş başa vakit geçirmeyi sürdürürler. Ancak özellikle uzun süreli ilişkilerde ve evliliklerde, bu denge her zaman korunamayabilir. Bu noktada ortaya çıkan temel sorunlardan biri duygusal ihmaldir.
Bir ilişkide bireylerin psikolojik ihtiyaçlarının yeterince karşılanmaması, duygusal ihmal olarak tanımlanır. Bu ihtiyaçların başında ise sevgi ve ilgi görme ihtiyacı gelir. Karı–koca arasındaki bu temel ihtiyaç karşılanmadığında, evlilik ilişkisinde duygusal kopukluklar ve ilişkisel sorunlar ortaya çıkabilir.
Aşağıdaki durumlarda ilişkide duygusal ihmal yaşıyor olabilirsiniz:
– Uzun zamandır eşinizden “Seni seviyorum” sözünü duymuyorsanız
– Eşinizin son dönemde size daha az ilgi ve duygusal destek gösterdiğini hissediyorsanız
– Sık sık eleştirilip, nadiren takdir ediliyorsanız
– Birlikte geçirilen zamanın nitelik olarak yetersiz olduğunu düşünüyorsanız
– İlişkinizdeki karşılıklı uyumun bozulduğunu fark ediyorsanız
– Karşılanmamış beklentiler ve hayal kırıklıkları giderek artıyorsa
– Eşinizden olumlu geri bildirim ya da iltifat neredeyse hiç almıyorsanız
– Çoğu zaman eşiniz tarafından yeterince dinlenmediğinizi hissediyorsanız.