Aileleri Sosyal İlişkilere Dahil Etmek: Evlilik ve Aile Çatışmalarına Psikodinamik Bir Bakış

Toplumumuzda, kayınvalidenin aileye müdahalesi genellikle gelin–kayınvalide çatışması olarak kavramsallaştırılır. İkisi arasındaki çatışma, iki eski düşman arasındaki inatçı bir iktidar mücadelesi zemini etrafında inşa edilmiştir. Öyle ki bu çelişkili durum; fantezilere, fıkralara, türkülere ve dizilere konu olacak kadar kültürel bir anlatı hâline gelmiştir.

Eşler ve aileler arasındaki ilişkilerde ortaya çıkan çatışma alanları incelendiğinde, özellikle kayınvalide ile gelin arasındaki ilişkisel deneyimlerin ön plana çıktığı görülmektedir. Özellikle geleneksel ve geniş aile yapılarında, gelin ve kayınvalide arasındaki çatışmanın, evlilik ve aile ilişkisinin kritik dönemlerinde belirleyici bir rol oynadığı ileri sürülmektedir.

Aile çatışması, bir kişinin eşinin istek ve arzularının diğer aile üyeleri tarafından engellendiğini hissettiği ya da bu yönde algıladığı durum olarak tanımlanabilir. Eşlerden biri, diğerinin çıkarlarına, isteklerine veya davranışlarına müdahale edildiğini düşündüğünde, ilişkisel sorunların ortaya çıktığına inanılır. Bu noktada karı–koca arasında çatışmaya neden olan problemler; eşlerin zevkleri, istekleri ve beklentileri arasındaki tutarsızlıklardır ve bu farklılıklar zamanla aile içinde karşıt konumlanmalara dönüşebilir.

Bu çerçevede aile çatışması, eşler ya da aile üyeleri arasındaki anlaşmazlıkların aile içi tartışmalara evrilerek ilişkisel dengeyi bozduğu bir sorun alanı olarak tanımlanabilir. Çünkü evlilik ve aile ilişkisinin varlığının sağlıklı olarak sürdürülebilmesi; kişisel yaşam kalitesi, psikolojik esenlik ve yaşam doyumunun (memnuniyetinin) yüksek düzeylerde olmasıyla yakından ilişkilidir.